Yeniden varlık barışı geliyor!

- 12 Mayıs 2026
Dönem dönem varlık barışı uygulaması için kanunlarçıkartılıyor. Baştan söyleyelim bu kanun her uygulamada boşluklarla, çok netolmayan düzenlemelerle çıkıyor ve sonrasında uygulamada birçok tartışmadoğuyor. Tasarı olarak Meclis’e sunulan yeni düzenlemede de birçok tartışmalıhusus bulunmakla birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı tartışmalı hususların birkısmına açıklama getirirken bir kısmı ise yargı kararları ile netleşiyor.
Tasarı ile Kurumlar Vergisi Kanununa Geçici 19’uncu maddeekleniyor. Buna göre;
(1) Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla, gerçek veyatüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet vediğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracıkurumlara bildirilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların (para,altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları),
- bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içindeTürkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transferedilmesi veya
- yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplarayatırılması gerekir. Fiziki olarak yurtdışından getirilen varlıkların yurdagetirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsikolunur. Gümrük İdaresi, bu kapsamda aldığı beyanları, alındığı ayı takipeden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.
Görüldüğü üzere düzenleme yurt dışından getirilecekvarlıkların banka kanalı ile getirilebileceği gibi fiziken de gümrüklerdengetirilebileceğini söylemektedir. Ancak böyle bir durumda mutlaka Gümrükidaresine bildirim yapılmalıdır. Aksi türlü getirilen varlıkların kaçak girişyapılmış gibi işleme tabi tutulması söz konusu olabilir.
(3) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunanve Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın,döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihinekadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirimtarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsikedilmesi zorunludur.
Önceki varlık barışı düzenlemelerinde taşınmazların davarlık barışı kapsamında bildirimi mümkün iken bu tasarıda taşınmazlara yerverilmemiştir. Bu çok önemli bir detaydır. Tasarının yasalaşması aşamasındataşınmazların da kapsama alınması beklenebilir.
(4) Birinci ve üçüncü fıkra kapsamında bildirilenvarlıklar(para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları)213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihiitibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutanmükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettiklerikıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirimtarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye ilave dışındabaşka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi halinde isevergilendirilmez.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göredefter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıcagösterirler.
Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmazve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancınve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızınişletmeden çekilebilir.
(5) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar,bildirimde bulundukları varlıklarını ikinci fıkrada yer alan sürede Türkiye'yegetirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veyaaracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında dördüncü fıkradayer alan şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanırlar.
Tasarı ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyetibulunmayan kişilerin de bu kanun düzenlemesinden yararlanabilmeleriöngörülmektedir. Dolayısı ile ister mükellef olsun ister olmasın herkesin bukanundan yararlanması mümkündür ve bu durum kanundan yararlanmak istenler içinçok önemli fırsatlar sunmaktadır.
(6) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilenvarlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlıbulundukları vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
Dolayısı ile bildirim vergi dairelerine değil, banka vearacı kurumlara yapılacak ve yapılacak bildirim sonrası bildirim tutarınındeğeri üzerinden %5 oranında tahsil edilen vergi, banka veya aracı kurumlartarafından 15 gün içinde sorumlu sıfatı ile bağlı bulundukları vergi dairesinebeyan edilecek ve ödenecektir.
Şu kadar ki vergi oranı, bildirilen varlığın vadelihesaplarda veya 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanmasenetleri ile kira sertifikalarında; en az 5 yıl bulundurulacağının taahhütedilmesi halinde %0, en az 4 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde%1, en az 3 yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2, en az 2 yılbulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3, en az 1 yıl bulundurulacağınıntaahhüt edilmesi halinde %4 olarak uygulanır.
Kanaatimizce tasarıda yer almayan ancak kanuna zorunluolarak girmesi gereken düzenleme, bu sürelere riayet edilmemesi halinde neyapılacağı meselesidir. Örneğin 5 yıl taahhütte bulunan birisi 4 yıl dolduktansonra parasını çekmek isterse ne olacaktır? Böyle durumda %1 ödeme yapılarakpara çekilebilmelidir. Yine 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl sonunda para çekilmek istenirseaynı şekilde kalınan süreye bağlı olarak ödeme yapılacağına kanunda yerverilmelidir. Aksi türlü 4 yıl kalınıp ihtiyaç nedeni ile para çekilmek istense%5 vergi almak haksızlık olacaktır.
1/1/2027 tarihinden itibaren 31/7/2027 tarihine kadar (butarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılır.31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu tarihten sonra yapılacakbildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda 1 puan artırımlıolarak uygulanır.
(7) Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gideryazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirime konu edilenvarlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisiuygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
(8) Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkinhiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadarki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemedenetkilenmez. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdirkomisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamındabildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilenvarlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumundamatrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının,bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusuvarlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerindenvergi tarhiyatı yapılır. Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararlarısonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkıtespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar,bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.
Bu düzenleme ile tasarı yasalaşması halinde gelirvergisi, kurumlar vergisi, vergi usul kanunu ya da diğer kanunlarda yer alandüzenlemeler kanun kapsamında anlam ifade etmeyecektir. Kanun hiyerarşisindeaçıkça bu tasarı düzenlemesinin geçerli olduğu öngörülmektedir.
“Matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklarnedeniyle ortaya çıktığının tespiti” meselesi varlık barışı kanunlarının entartışmalı konusudur. Bu mesele daha net bir şekilde kanun düzeyinde ortayakonulmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile varlık barışı kanunlarındanyararlananlar arasında en çok tartışma konusu olan nokta burasıdır. Burayıbakanlık farklı yorumlamakta kanundan yararlananlar farklı yorumlamaktadır.
(9) Birinci fıkra uyarınca bildirildiği halde, bildirilenvarlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye'yegetirilmemesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesabatransfer edilmemesi ya da üçüncü fıkra uyarınca bildirildiği halde aynıfıkrada belirtilen sürede banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ilebildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi,taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların yerinegetirilmemesi hallerinde sekizinci fıkra hükmünden yararlanılamaz. Ayrıca,zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyai cezası uygulanmaksızıngecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.
Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevkedilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim dolayısıyla sözkonusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlariçin de sekizinci fıkra hükmü uygulanmaz. Tahakkuk eden vergininvadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanunuyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler retve iade edilmez.
Dolayısı ile şartların ihlal edilmemesi çok önemlidir.Aksi türlü hem kanunun getirdiği haklardan yararlanılamayacak hem de ödenmesigereken vergi ödenmek zorunda kalacaktır. O nedenle kanundan yararlanılırsamutlaka şartları ihlal etmemek gerekiyor.
Tasarı uyarınca, Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitimtarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yılakadar uzatmaya yetkili kılınmaktadır.


